Kayıtlar

Flüviyal Jeomorfoloji etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Akarsu Birikim Şekilleri (Podcast)

 

Akarsu BirikimŞekilleri (Ders Notu)

Resim
  4.Biriktirmeye Bağlı Olarak Meydana Gelen Şekiller Akarsuyun gücü azalırsa biriktirme olur. Buna bağlı olarak çeşitli şekiller ortaya çıkar. Bunların başlıcaları : Birikinti koni ve yelpazeleri Dağ eteği ovaları (Piedmont ovaları) Kum adaları Dağ içi ovaları Taşkın ovaları. Taban seviyesi ovaları Deltalar Alüvyal Taraçalar Bu şekiller akarsuyun gücünün azalması sonucu oluşur, genellikle düz ve çevresine göre alçak sahalardır. Akarsular daha çok yüksek sahalarda aşındırma yapar. Akarsuların hızının azalması eğiminin az olduğu yerlerde olur ise buralarda biriktirme gerçekleşir. Buralar kıyılar ovaları vadi tabanları gibi yerlerdir. 4.1. Birinkinti Koni ve Yelpazeleri, Dağ Eteği Ovaları Bu kuvvetli bir eğime sahip yamaçlardan inen akarsuların yamaçların etek kısımlarında yer alan ova ve vadi tabanı gibi az eğimli bir sahayı geçerken eğimin azalması bunun sonucu akarsuyun gücünün azalarak taşımış olduğu malzemeyi biriktirmesiyle oluş...

Aşınım Yüzeyleri, Peneplenler, Yerli Kaya (Ana kaya) Taraçaları (Podcast)

 

Aşınım Yüzeyleri, Peneplenler, Yerli Kaya (Ana kaya) Taraçaları (Ders Notu)

Resim
 Herhangi bir sahanın akarsular tarafından aşındırılıp düzleştirilmesinden meydana gelen düz veya hafif dalgalı topografya yüzeylerine aşınım yüzeyi denir. Buna karşılık bir aşınım devresi sonunda yani olgunluk döneminde yüzeyin akarsular tarafından aşındırılıp alçaltılmasıyla meydana gelmiş asıl taban seviyesine yakın bir yükseltide bulunan ona doğru hafifçe eğimli daha geniş aşınım yüzeylerine peneplen denir. Bunlar; gerek aşınım yüzeyleri gerekse peneplenler, platolar veya dağlar üzerindeki düzlüklere karşılık gelebilir. Bunlar ilk oluştukları şekil olarak değil tektonik hareketlerle yükselmiş veya bir tarafta doğru eğimli olabilir. Bazıları ise yükselmiş olabilir. Bunlardan Türkiye’de Çatalca, Kocaeli penepleni yükselmiş bir peneplendir. Örneğin Harput Platosu bir aşınım yüzeyine karşılık gelmektedir. Faylanmaya bağlı olarak yükselmiş, güneye doğru eğimlenmiş çarpılmıştır. Çarpılma ve yükselme hepsinde olmayabilir. Bunlar akarsuyun aşındırma seviyesinin son devresine;...

Kuruluşları Bakımından Vadi ve Drenaj Tipleri (Podcast)

 

Vadilerin Enine Profilleri ve Gelişimi (Podcast)

 

Fluviyal Jeomorfoloji (Kitap)

Resim
Fluviyal Jeomorfoloji -Fluviyal Jeomorfoloji'ye Giriş -Akarsu Topoğrafyası -Aşımım Şekilleri: Vadiler  

Kuruluşları Bakımından Vadi ve Drenaj Tipleri (Ders Notu)

Resim
  Vadiler enine profillerinin yanı sıra daha başka açılardan da sınıflandırılmaya tabi tutulur ve tiplerine ayrılırlar. Böyle bir ayırımda göz önüne bulundurulan noktalardan bir diğeri kökenleri veya kuruluş özellikleridir. Vadiler bu bakımından iki gruba ayrılırlar: Arazinin Eğimine Uygun Vadiler (Konsekant Vadiler) Kollar: İnsekant vadiler Arazinin Eğimine Uygun Olmayan Vadiler (İnkonsekant Vadiler) A. Epijenik (=Sürempoze) vadiler A. Antesedant vadiler Kollar: Sübsekant vadiler, Resekant Vadiler, Obsekant vadiler 1. Arazinin Eğimine Uygun Vadiler (Konsekant Vadiler) Genellikle gençlik dönemindeki alanlarda görülür. Gençlik veya başlangıç dönemlerinde kurulan akarsu vadileri konsekant vadi özelliği taşırlar. Bu vadiler genellikle tabakaların eğimine uygun olarak yüksek kesimden alçak yerlere doğru akan akarsuların açtığı vadilerdir. Bu tip vadiler henüz kara haline geçmiş eski deniz tabanlarında, kıyı bölgelerinde, yükselmiş kıyı ovalarında, Epirojenik hareketlerde yükselmiş eski...

Vadilerin Boyuna Profillerinin Gelişimi, Kapma (Ders Notu)

Resim
  Boyuna Profil :   Akarsuyun doğduğu kaynak (=menba) kısmı ile denize veya göle döküldüğü ağız (= mansab) kısmı arasındaki yatağından geçen profildir. Akarsuyun boyuna profili ile yaptığı taşıma, taşımış olduğu yük ve biriktirme arasında yakın bir ilişki vardır. Vadilerin veya akarsuların gelişimi üzerine kuruluş anındaki topografyanın eğim şartları boyuna profili üzerinde etkilidir. Denge Profili : Akarsu yatağında boyuna profilin, eğiminin ancak akış ve yükün taşınmasını sağlayacak en küçük değerdeki profildir. Denge profili son profil değildir. Bundan sonra da profil gelişimine devam eder. Denge profiline olgunluk döneminde erişilir. Türkiyedeki akarsular denge profiline henüz ulaşmamışlardır. Şekillerde, ilk kurulan akarsuların arazinin eğimine uygun (konsekant) olarak yerleştikleri görülmektedir. Akış topografyanın yüzeyini izler. Derine aşındırma ilerleyince akarsuyun vadinin boyuna profili gittikçe değişecek bir süre sonra konkav veya iş bükey bir profil kazanacaktır. ...

Vadilerin  Enine Profilleri  ve Gelişimi (Ders Notu)

Resim
Fluviyal topoğrafyada oluşan yer şekilleri diğer morfojenetik faktörler gibi aşınım ve birikim şekilleri olarak 2 gruba yarılır: AŞINIMA BAĞLI OLARAK OLUŞAN ŞEKİLLER 1-Vadiler 2-Aşınım Yüzeyleri ve Peneplenler 3-Yerlikaya Taraçaları 4-Dev Kazanları BİRİKİME BAĞLI OLARAK OLUŞAN ŞEKİLLER 1-Birikinti Koni ve Yelpazeleri 2-Dağ Eteği (=Piedmont) Ovaları 3-Kum Adaları 4-Dağ İçi Ovaları 5-Taban Seviyesi Ovaları (=Taşkın Ovaları) 6-Alüvyal Taraçalar 7-Deltalar AŞINIMA BAĞLI OLARAK OLUŞAN ŞEKİLLER VADİLER VADİ: Akarsuların yataklarını kazmaları ve derinleştirmeleri sonucunda oluşan, genellikle bir taban ve bunun iki yanında yer alan yamaçlardan meydana  gelen çukur yer şekilleridir.               Derinlik ve genişlikleri açısından farklı vadi tipleri söz konusudur. Akarsuların derine aşındırmaları vadilerin derinleşmesini,  topografyanın içine gömülmesini, ya...

Flüviyal Jeomorfoloji – Giriş (Ders Notu)

  Flüviyal Jeomorfolojiye Giriş: Akarsuların Biçimlendirdiği Dünya İnsan, suyun izini okumayı erken yaşta öğrenir: Bir kıyının yumuşak kıvrımı, bir derenin taşkınla taşıdığı çamurun bıraktığı ince birikinti, dağ eteğinde yelpaze gibi açılan çakıllıklar… Tüm bunlar, akarsuların yeryüzünde yazdığı metnin, yani flüviyal jeomorfolojinin harfleridir. Yeryüzünde en geniş sahayı akarsu topoğrafyası oluşturur; günümüzde dış etken süreçler açısından en yaygın olanını akarsular meydana getirir. Türkiye de bu bölgenin içinde yer alır. De Martonne’ye göre, denizlere ve iç havzalara dökülen akarsu havzaları 106 milyon km² saha kaplamaktadır (dünya karaları 149 milyon km²). Dolayısıyla dünya karalarının 2/3’ünde akarsular etkilidir. Ancak bu sahaların hepsinde akarsu faaliyeti birincil değildir; sadece akarsu faaliyetinin birincil derecede etkili olduğu dünya karalarının oranı %33’tür. Bu, akarsu faaliyetinin dünya üzerindeki önemini vurgular. Bu bölgelere, yani akarsu faaliyetinin birincil dere...