Vadilerin Boyuna Profillerinin Gelişimi, Kapma (Ders Notu)
Boyuna Profil : Akarsuyun doğduğu kaynak (=menba) kısmı ile denize veya göle döküldüğü ağız (= mansab) kısmı arasındaki yatağından geçen profildir.
Akarsuyun boyuna profili ile yaptığı taşıma, taşımış olduğu yük ve biriktirme arasında yakın bir ilişki vardır.
Vadilerin veya akarsuların gelişimi üzerine kuruluş anındaki topografyanın eğim şartları boyuna profili üzerinde etkilidir.
Denge Profili :
Akarsu yatağında boyuna profilin, eğiminin ancak akış ve yükün taşınmasını sağlayacak en küçük değerdeki profildir.
Denge profili son profil değildir. Bundan sonra da profil gelişimine devam eder. Denge profiline olgunluk döneminde erişilir. Türkiyedeki akarsular denge profiline
henüz ulaşmamışlardır.
Şekillerde, ilk kurulan akarsuların arazinin eğimine uygun (konsekant) olarak yerleştikleri görülmektedir. Akış topografyanın yüzeyini izler. Derine aşındırma ilerleyince akarsuyun vadinin boyuna profili gittikçe değişecek bir süre sonra konkav veya iş bükey bir profil kazanacaktır.
Engebeli bir arazide profil gelişimi düzenli olmaz. Bir süre sonra geçici taban seviyelerine göre beliren boyuna profilde eğim kırıklıkları görülecektir. Bir süre sonra eğim kırıklığı da ortadan kalkacak, Denge profili bir müddet sonra iç bükey bir özellik kazanacaktır. Bunun nedeni memba kısmında su kütlesi az olduğu için aşındırmanın azlığı, ağız kısmında ise taban seviyesine yakın, yani eğimin az olmasından dolayı aşındırmanın fazla olmaması, Biriktirmenin ön planda olmasıdır. Bu nedenle boyuna profil boyunca aşınan yerler daha çok orta çığırlardır. Bu özelliklere bağlı olarak boyuna profil iç bükey bir görünüm alacaktır. Akarsuyun bir müddet sonra kazandığı bu iç bükey konkav profile denge profili denir.
Boyuna Profilde Görülen Eğim Kırıklıklarının Nedenleri
1.Sert tabakaların yol açtığı eğim kırıklıkları (Bazalt gibi. Ör. Şeyhandede şelalesi)
2.Arazinin asli eğiminden kaynaklanan eğim kırıklıkları.
3.Geriye aşınım dalgasından kaynaklanan eğim kırıklığı. Geriye aşınımın ulaştığı yerde şelale ve hızlı akış olur.
4.Diğer olaylardan kaynaklanan eğim kırıklıkları. (Heyelanlar, çamur akıntıları, birikinti konileri, faylar)
3.1.4. Kapma (=Capture)
Akarsuların geriye aşınımı sırasında görülen önemli olaylardan birisidir. Akarsular bir taraftan yana, diğer taraftan derine aşınım yaparken aynı zamanda geriye aşınım yaparlar. Bu aşınım olayı esnasında akarsuyun boyunun uzaması söz konusu olur. Bu durumda, yani geriye aşınım esnasında akarsular su bölümü çizgisini yararak gerideki bir ana akarsuyu veya ana akarsuyun bir kolunu kendilerine bağlayabilirler.
Kuvvetli bir akarsuyun veya onun bir kolunun daha zayıf bir akarsuyu veya onun kolunu tamamen veya kısmen kendisine bağlamasına kapma (=müsadere, capture ) denir.
Akarsuların boyu ve havzası bu tür kapmalarla daha da büyür.
Bir akarsuyun bir başka akarsuyu kendine çekmesini, yani kapma(kaptür) olayını gösteren şekiller.
Büyük akarsu ağları bu tür kapmalarla büyümektedir. Fırat nehri önce Güney Doğu Anadolu’dan Basra’ya körfezine akarken önce Güney Doğu Torosları yararak bu bölgeyi daha sonra Muş çevre’ sinin sularını kendisine bağlamış ve bugünkü Fırat sistemini oluşturmuştur.
Bir akarsuyun boyu kaptığı akarsuların boyuna bağlıdır. Kapma olayı su bölümünün geçtiği yüksek alanlarda olabileceği gibi nadiren düz alanlarda da görülür. Kopma olayı esnasında farklı aşındırma gücü önemli rol oynar. Bununla birlikte kopma olayının meydana gelişi esnasında bir takım faktörler kapan akarsuya üstünlük sağlar.
Kapma Olayının Meydana Gelmesinde Etkili Olan Faktörler
1.Akarsu Gücünün Fazla Olması: Gücü fazla olan akarsu gücü az olan
akarsuyu kapar (kütlesi, akış hızı, su kütlesi ve akışı fazla olan, zayıf olanı kapar).
2.Taban Seviyesinin Daha Alçakta Olması: Taban seviyesi daha alçakta olan akarsu taban seviyesi daha yüksek olan akarsuyu kapar. İster genel taban seviyesine, ister yerel taban seviyesine göre olsun, yada ikisi de yerel taban seviyesi olsun alçakta olan yüksekte olanı kapar.
3. Kaynağın Taban Seviyesine Daha Yakın Olması: Kaynak noktası taban seviyesine daha yakın olan akarsu kaynak noktası taban seviyesine daha uzak olan akarsuyu kapar. Yani kısa boylu akarsuların uzun boylu akarsulara kapması daha fazla ihtimal dahilindedir. Çünkü kısa boylu akarsuların yatak eğimleri daha fazla olduğundan bu akarsuların aşındırma güçleri daha fazladır.
4. Daha Dayanıksız Zemin (Anakaya) Özeliği: Dayanıksız bir ana kayaya yerleşen akarsu, aşınıma karşı fazla direnç gösteren, yani sert bir zemin üzerinde yerleşmiş akarsuyu kapması daha kolaydır. Yatak litolojisi yumuşak olan akarsu aşınımı daha kolay yapar. Aşınımı zor olan bazalt üzerinde kurulmuş bir akarsuyun kil ve marn üzerine kurulmuş bir akarsuyu kapması daha kolaydır.
Kapmanın Delilleri
•Kapmanın olduğu yerde bir dirsek belirir. Buna “kapma dirseği” denir.
•Kapılan akarsuya ait vadinin kapmanın meydana geldiği noktadan ağız tarafına doğru olan yatağının kurumasıyla kuru bir vadi oluşur.
Kapma Olayından Sonra Meydana Gelen Değişmeler
Gerek kapan gerekse kapılan akarsularda bazı değişmeler olur.
Kapılan akarsu vadisinde kuru bir bölüm ortaya çıktığı gibi akarsu kütlesi ve hızı açısından da zayıflar ve cılızlaşır. Buna bağlı olarak akarsuyun aşındırması da zayıflar buna karşılık kapan akarsu kütlesinde meydana gelecek bir artış farkının hıza yansımasıyla bu akarsuyun aşındırma gücü artar ve vadisi içine gömülerek bir gençleşme kendini gösterir. Bunlara ilaveten kapılan akarsuyun boyu kısalır, kapan akarsuyun boyu uzar.
Bütün bu olaylar boyuna kapmaya bağlıdır. Bunun yanı sıra bir de yandan kapma (Abstraksiyon) söz konusudur. Boyuna kapma daha yaygındır. Yandan kapma ise nadiren özellikle sel yarıntılarında gerçekleşen bir olayıdır.
A, B ve C şekilleri yandan kapma olayını göstermektedir.