Klimatoloji: Devirli (Dönemlik-Mevsimlik) Rüzgarlar (Ders Notu)

4.2.2. Devirli (Dönemlik-Mevsimlik) Rüzgarlar

Yeryüzünde, genel hava dolaşımına bağlı olup çoklukla bütün yıl veya uzunca bir bölümünde aynı yönde esen rüzgârlardan başka; yılın bir yansında belirli bir yönden, öbür yansında ise o yönün tam aksi yönde esen dönemli rüzgârlar da vardır. Böyle rüzgârlar kışın karalardan denizlere soğuk ve kuru, yazın denizlerden karalara nemli ve sıcak olarak estiklerinde, iklim bakımından çok daha dikkati çekerler. Geniş alanlara yayılmış, böyle rüzgârların özellikle yaz ve kış arasındaki bu yön değiştirmelerinin nedeni yakın zamanlara kadar, karalarla denizlerin yazla kış arasındaki güçlü ısınma farkından, diğer bir sözle termik nedenlerden dolayı belirdiği düşünülür; rüzgârların etki alanının genişliği ile onlarla ilgili kara ve denizlerin büyüklüğü arasında doğru bir orantı bulunduğu varsayılırdı. Bu klasik görüşe göre: büyük Asya kıtası ve onun güney ve güneydoğusundaki Büyük ve Hint Okyanuslar böyle büyük ölçülü bir termik sistemin gelişmesine en uygun yer olduğu için Güneydoğu Asya, musonların (mevsim rüzgarlarının) iyi geliştiği bir bölge olmuştur. Bu klasik bölge dışında, dünyanın başka yerlerindeki musonlar bu tip'in daha az belirgin örnekleridir.

Tropikal musonlar Hindistan ve Güneydoğu Asya adaları'nda, Suptropikal ve Orta Enlem Musonları (Asya ve doğusunda, Japonya ve Kuzey Çin’de) etkili olurlar

Bir klasik örnek olarak Asya musonları, Asya kıtasının büyük bölümünü,çevresindeki denizleri ve Avustralya’yı etkisi altında bulunduran geniş bir sistemdir. Bu sistemin rüzgârları yazla kış arasında, birbirinin tam aksi yönlerde eser.

Kışın (ocakta) Asya kıtası soğuduğu için Sibirya’da çevresine soğuk ve kuru hava kütleleri gönderen bir antisiklon oluşmuştur. Kuzey Çin üzerinden kuzeybatı rüzgârları, Hindistan üzerinden kuzey rüzgârları halinde tropikal denizlere çıkan bu soğuk ve kuru hava kütleleri; gittikçe ısınır, nem kazanır ve dünyanın dönmesi nedeniyle sağa saparak kuzeydoğu rüzgârları halinde ekvatora doğru eserler. Bu bölümde musonların hızlan ortalama 3 bofor kadardır, fakat zaman zaman 8-11 bofor hızına erişirler. Bunlar kuzeydoğu alizeleri ile de karışır. Ocak ayı güney yarımkürenin yaz mevsimi olduğundan, Avustralya kıtası ısınmış durumdadır ve orada termik bir alçak basınç oluşmuştur. Onun için ekvatora kadar inen mevsim rüzgârları, Avusturalya termik siklonunun etkisi altına girerek güneye doğru yollarına devam ederler ve güney yarım küresine geçtikleri için sola saparak kuzeybatı rüzgârları halinde Avustralya’ya ulaşırlar. Kış musonları Çin, Mançurya ve kısmen Hindistan kuzeyinde kurak ve soğuktur. Buna karşılık ayrı rüzgârlar denizler üzerinden geçerken nemlenip ısındıkları için Japon adalarının batı kıyılarına, Çin Hindine, Güneydoğu Asya Adalarına, Seylan Adasına ve Hindistan’ın güneydoğu ucuna yağış getirirler. Diğer taraftan Güneybatı Asya’dan Orta Doğuya ve Arabistan’a doğru inen Sibirya havası kurak ve soğuk bir etki yapar.

Yazın (Temmuzda) Asya ısınmış ve Basra Körfezi-İran-İç Asyada termik bir alçak basınç alanı oluşmuştur. Özellikle Hint Okyanusu ve Büyük Okyanustan buraya doğru rüzgârlar eser. Çünkü bu denizler alçak basınç oluşturan sıcak karaya oranla bir yüksek basınç durumundadırlar. Bu mevsim güney yarımkürenin kışı olduğu için Avusturalya soğuyarak bir antisiklon haline gelmiştir. İşte bu Avusturalya antisiklonundan ekvatora doğru esen güneydoğu rüzgârları -ki bunlar alizelerdir- da ekvatoru geçerek Asya alçak basıncına doğru yollarına devam ederler. Ancak bunlar kuzey yarımkürenin ekvatoral okyanuslarında sağa sapma nedeniyle güneybatı yönünü almışlardır. Bu rüzgârlar, Asya alçak basıncına yaklaştıkça siklon merkezine yönelme nedeniyle tekrar güneydoğu yönüne dönerler ve bu şekilde ters bir S harfine benzeyen bir yol izlemiş olurlar. Yine bu mevsimde kuzeye kaymış olan kuzey Büyük Okyanus subtropikal yüksek basıncından doğan alizeler de yön değiştirerek doğrudan Hint Okyanusu rüzgârlarına, yani Asyanın yaz musonlarına katılırlar (Şekil 4.40). Asya batısına Basra Körfezine kadar uzanmış olan alçak basınç Avrupa üzerinden hava kütlelerini çekerek, özellikle Doğu Akdeniz-Anadolu çevresinde batı ve kuzey sektörlü serin rüzgârların, poyraz ve etesien rüzgârların esmesine neden olurlar. Bu bakımdan, klasik görüşe göre, Asyanın yaz siklonuna doğru batıdan esen ve batı rüzgârların uzantısı sayılan bu rüzgârlar, bir bakıma mevsim rüzgârların sayılmalıdır. Asya alçak basıncı, kuzeyden ise soğuk polar rüzgârlar çeker. Norveç kıyılarına hatta daha kuzeyde Spitzberg adalarına kadar uzanır. Golfstream akıntısının Büyük Okyanusdaki benzeri Kuzey Pasifik Akıntısı ve Japonca adı ile Kuroşiyo sıcak su akıntısıdır.

Okyanusların batı Kıyılarına (kıtaların doğusu) genellikle doğu tersi koşullar belirir. Gerçekten subtropikal okyanusların batısında sıcak su akıntıları ve karaya doğru esen rüzgârlar etkisi ile sıcak ve yağışlı iklimler gelişir. Bunun tipik örneği Güney Atlas Okyanusundaki Brezilya Akıntısıdır.

Orta enlemlerin ekvatora doğru olan bölümleri henüz sıcak su akıntılarının etkisindedir ve buralarda yazlar sıcak esen rüzgârlar etkisiyle sıcak ve yağışlı, kışlar ise karalardan esen rüzgârların etkisi altında soğuk ve kurak geçer. Bu iklimler kıtaların güneydoğusunda gelişmiş olan orta enlem muson iklimidir. Buraların örneği Büyük Okyanusta Kuzey Çin - Güney Japonya; Atlas Okyanusunda Kuzey Amerikanın güneydoğusu Florida çevresidir.

Okyanusların batısında.Orta önlemlerin.Kutuplara doğru olan bölümleri doğrudan doğruya kuzeyden gelen soğuk su akıntılarının etkisinde olup, soğuk ve az çok kurak iklimleri ile tanınırlar. Buraların örneği Atlas okyanusunda.Kuzey Amerika'nın kuzey batı kıyıları ve açığındaki labrador soğuk su akıntısı; Büyük okyanusta, kuzey Japonya Kamçatka çevreleri ve onların açığındaki Oya-Şiyo soğuk su akıntısıdır. 

Rüzgarlar, akıntılar ve iklim arasındaki bu ilgi başka biçimlerde de kendisini belli eder. Örneğin Atlas ve Büyük Okyanus kuzeyindeki sıcak su akıntıları, yani Golf Stream ve Kura-Şiyo ile onlarla komşu soğuk su akıntıları arasındaki sıcaklık gradyanı çok güçlü olduğu için buralara hava cephelerinin yerleşmesine gezici siklonların doğmasına uygun bölgeler olarak belirmişlerdir.

Meltemler

Günlük ısınma farkından doğarlar. Etki alanları dardır.

Kara-Deniz Meltemleri: Kara ve denizlerin günlük ısınma farkı sonucu oluşurlar.

Gündüz deniz meltemi, gece kara meltemi oluşur.

NOT: Deniz meltemi kısa mesafelerden sıcak karaya doğru estiği için yağış bırakmaz. Sadece havayı serinletir.

Dağ ve Vadi Meltemi: Dağ ve vadilerin farklı ısınması sonucu oluşurlar. Bunda güneş ışınlarını alma açısı ve nem oranlarının farklı olması etkilidir. Dağlarda nem oranı az olduğundan vadi ve ovalara göre daha erken ısınır, daha erken soğur. Gündüz vadi meltemi, gece ise dağ meltemi olur.

Muson rüzgarları ile meltem rüzgarları arasındaki benzerlik devirli olmalarıdır

4.2.3.Yerel Rüzgarlar

Yeryüzündeki rüzgarlar başlangıçta büyük ölçekli atmosfer dolaşımının bir parçası olarak oluşur. Ancak bu büyük ölçekli sistemler içinde rüzgarların özellikleri her yerde aynı değildir; yerel koşullar (yer şekilleri, toprak ve bitki örtüsü, yüzey heats, denizellik, çarpıcı coğrafi engeller vb.) bu rüzgarların hızını, yönünü ve türünü değiştirebilir.

Bu nedenle “genel hava dolaşımı”na bağlı rüzgarlar ile “yerel nedenlerle doğan rüzgarlar” arasında bir ayrım yapılır. Aynı büyük ölçekli sistemin rüzgarları farklı yerlerde farklı isimler alabilir veya farklı etkilere yol açabilir.

Genel hava dolaşımının görülmediği veya baskın olmadığı yerlerde bile, yalnızca yerel nedenlerle oluşan dar alanlı rüzgarlar da ortaya çıkabilir. Bunlar çoğunlukla yerel özelliklerin etkisiyle sınırlı etkiler gösterir. Bu nedenle yerel rüzgarlar genel hava dolaşımına bağlı rüzgarların yerel tipleri ve orta enlemlerin gezici siklonları ile ilgili yerel rüzgarlar olmak üzere iki bölüm halinde ele alınır.

1-Genel Hava Dolaşımına Bağlı Rüzgarlar

    Atmosferin büyük ölçekli dolaşımını yansıtan rüzgarlar. Bunlar alizeler, batı rüzgarları gibi küresel ölçekli akımları içerir ve uzun mesafeli hava hareketlerini yönlendirir.

    • Örnekler:
      • Alizeler kuşağında rüzgarlar sürekli eser; bu bölgelerde rüzgarlar genelde sabit/ona yakın yönlü ve kuvvetli olabilir. Ancak bazı dönemlerde bu rüzgarlar durgunlaşabilir ya da yerel rüzgarlar (olaylar) bu bölgeyi kaplayabilir.
      • Tropikal siklonlar bu kuşakta görülür; alizelerin genel etkisiyle oluşan büyük ölçekli siklonik/antisiklonik sistemler bu bölgedeki hava hareketlerini belirler.
      • Orta kuşaklar (örneğin 30–60 derece enlemler) ise alizeler kadar güçlü olmayabilirler. Burada termik etkiler ile güçlenen dinamik doğuşlu gezici siklonlar ve antisiklonlar oluşur. Bu gezici sistemler, farklı türde rüzgarlara yol açar.
      • Bu geniş ölçekli dolaşım içinde görülen “genel atmosfer bağlı doğan rüzgarlar” iki ana başlık altında incelenebilir:
        • Büyük ölçekli rüzgarlar (örneğin alizeler, batı rüzgarları ve gezici gezgin siklonlar/antisiklonlar tarafından tetiklenen sistemler)
        • Bu rüzgarlar, lokal koşullarla etkileşime girerek yerde farklı rüzgar tiplerine dönüştürülebilir.

    2-Orta Enlemlerin Gezici Siklonları ile İlgili Yerel Rüzgarlar

      Orta enlemlerde görülen gezici siklonlar (fırtınalar, alçak basınç merkezli sistemler) ile ilişkilendirilen, özellikle coğrafi ve yüzey koşullarına bağlı olarak ortaya çıkan yerel rüzgarlar.

      • Örnekler:
        • Gezici siklonlar (örneğin alçak basınçlı sistemler) orta enlemlerde sıkça meydana gelir. Bu siklonlar çeşitli yönlerden rüzgarlar meydana getirir.
        • Yerel unsurlar (dağlar, vadiler, kıyı şeridi, yüzey örtüsü, sıcaklık farklılıkları vb.) gezici siklonlar tarafından üretilen rüzgarların yerel adlarla anılmasına yol açabilir. Örneğin bir bölgede gezici siklonlar doğrudan “güçlü rüzgar” olarak adlandırılırken, başka bir yerde bu etkiler farklı bir isimle (ör. fırtına rüzgarı, kuzey rüzgarı vb.) ifade edilebilir.
        • Bu bölüm, gezici siklonların ürettiği rüzgarların yerel koşullara özgü karakterler kazandığı durumları detaylandırır: yön, hız, periyotlar, kuvvetli ani rüzgarlar, kırılmalar ve yüzey etkileri.
      • Birincil ayrım: Genel hava dolaşımına bağlı rüzgarlar vs. yerel nedenlerle doğan rüzgarlar.
      • Genel hava dolaşımına bağlı rüzgarlar, alizeler ve gezici/antisiklonlar gibi büyük ölçekli sistemlerden doğar ve çoğunlukla geniş alanları etkiler. Ancak yerel koşullar bu rüzgarları farklı şekillerde etkileyebilir ve bazı bölgelerde bu büyük ölçekli rüzgarlar, yerel adlar altında ifade edilebilir.
      • Orta enlemlerin gezici siklonları ile ilişkili yerel rüzgarlar, büyük ölçekteki siklonik hareketlerin yerel coğrafi ve yüzey koşullarıyla etkileşmesi sonucu ortaya çıkar. Bu nedenle aynı genel sistem altında bile bölgesel varyasyonlar ve farklı adlandırmalar görülebilir.

      Akdenizdeki yerel rüzgârlar. Kalın oklar kışın esen soğuk, kesik çizgili oklar kışın esen sıcak, noktalı oklar Anadoluda yazın esen serin rüzgarlardır.

      Bu blogdaki popüler yayınlar

      Jeomorfoloji 2- Birinci Ders: Mineraller (Ders Notu)