Dünya'da ve Türkiye'de Buzullar (Ders Notu)

 

6. Dünya Üzerindeki Buzulların Dağılışı

6.1. Grönland ve Antarktik İnlandsisleri

Yeryüzündeki buzulların % 90’ını oluşturmaktadır.

6.2.Diğer Glasiyasyon Sahaları

6.2.1.Arktik Adalardaki Buzullar

-İzlanda (Adanın 1/5’i buzullarla kaplı. En büyük buzulu Vatnajökul örtü buzulu oluşturmaktadır).

-Jan Mayen Adası (İzlanda kuzeydoğusunda bir volkan konisi olan ada üzerinde görülür ve buzullar deniz seviyesine kadar sarkar)

-Spitzberg takım adaları (Daha doğudaki bu adaların 4/5’i buzullarla kaplıdır).

-Franz Josef takım adaları (80o kuzey paralelinin ötesinde bulunan bu adalar örtü glasiyeleriyle kaplıdır).

- Novaya Zemlya takım adaları (Daha güneyde bulunan bu adaların 1/6’sı buzullarla örtülüdür).

-Severnaya Zemlya takım adaları (Daha doğuda bulunan bu adalar plato karakterindeki ince bir örtü buzulu ile kaplıdır).

6.2.2.Amerika Buzulları

-Alaska Kıyı Dağları (Önemli vadi (Hubbard glasiyesi) ve plato (Malaspina glasiyesi) buzulları görülür ).

-Birleşik Amerika’daki Buzullar (Olympic Mountains, Cascade dağları ve iç kısımdaki Kayalık Dağları üzerinde buzul alanlarına rastlanır)

-Orta Amerika’daki Buzullar (Bir iki volkan konisi üzerinde)

-Güney Amerika’daki Buzullar (Bütün glasiyeler And dağları üzerinde).

6.2.3.Avrasya Glasiyeleri

-İskandinavya (Başlıcaları Norveç sınırları içinde –Jostedal buzulu 1250 km2- olmak üzere bütün yarımadadaki buzulların alanı 5000 km2)

-Alpler (Büyüklü küçüklü 1200 kadar glasiye bulunur ve bunların toplam alanı 3600 km2.yi bulur.En büyük glasiyeyi Aletsch oluşturur).

-Pireneler (Kuzeye bakan yamaçlarda bazı küçük sirk glasiyeleri ).

-Kafkaslar (Başta Elburz dağları olmak üzere orta kısımdaki sayıları 1400’ü ve toplam alanları ise 2000 km2.yi bulan küçük buzullar).

-Anadolu

İran Dağları ( Elburuz dağları üzerindeki Demavent volkan konisi üzerindeki takke buzulu ile Zağros Dağları üzerinde 10 kadar buzul)

-Himalayalar.

-PamirPlatosu.

-Altay Dağları (Fedçenko glasiyesinin boyu 77 km, alanı 1350 km2).

-Hindikuş Dağları.

6.2.4. Bunlar Dışındaki Aktüel Glasyasyon Sahaları: Yeni Zelanda (1000 km2 en büyüğü Tasmann glasiyesi) , Yeni Gine ve Afrika’daki volkan konileri (Ruvenzori, Kenya, Klimancaro).

7. Türkiye'de Buzullaşma

Türkiye, coğrafi konumu nedeniyle (orta enlemlerde yer alması) hem günümüzdeki aktif buzullara hem de geçmiş iklim dönemlerine (özellikle Pleistosen Buzul Çağı'na) ait fosil izlere ev sahipliği yapar. Bu izler, iklim salınımlarının orta enlemlerdeki etkisini gösterir. Veriler, S. Erinç'in çalışmalarına göre Flint (1957) kaynaklı uyarlamalara dayanır; ancak güncel araştırmalar, iklim değişikliği nedeniyle buzulların hızla eridiğini vurgular. 2025 yılı, Birleşmiş Milletler tarafından Uluslararası Buzulları Koruma Yılı olarak ilan edilmiştir ve Türkiye'deki buzullar, küresel erime trendinin bir parçası olarak tehdit altındadır. Uzmanlar, önlem alınmazsa bu buzulların 20 yıl içinde tamamen yok olabileceğini belirtmektedir.

7.1.Güncel Buzullar

Türkiye'deki güncel buzullar, yüksek dağlık bölgelerde sınırlı alanlarda bulunur ve toplam alanı yaklaşık 10-15 km²'dir. Bu buzullar, küresel ısınmayla hızla küçülmekte olup, su kaynakları, ekosistem ve turizm açısından önemlidir. En önemli buzul alanı Hakkâri'deki Cilo Dağı'dır (Reşko Zirvesi civarı), burada buzul kalınlığı 30-40 metreye ulaşır. Diğer başlıca bölgeler:

  • Doğu Karadeniz Dağları: Kaçkar Dağları (3.937 m) ve Verçenik Dağı (3.711 m). Kaçkar'da yaklaşık 5-6 buzul bulunur, bunlar vadi tipi olup, erime sularıyla beslenen akarsulara kaynaklık eder. Yıllık erime oranı %5-10 civarındadır.
  • Toros Dağları: Cilo-Sat Dağları (Hakkâri, 4.135 m), Aladağlar (Niğde, 3.756 m). Cilo, Türkiye'nin en büyük buzul kütlesine (yaklaşık 4 km²) sahiptir ve Uludoruk Buzulu gibi örnekler barındırır. Sat Dağları'nda ise küçük sirk buzulları görülür.
  • Volkanik Dağlar: Ağrı Dağı (5.137 m, takke buzulu), Erciyes Dağı (3.916 m), Süphan Dağı (4.058 m). Ağrı Dağı'ndaki buzul, krater etrafında 1-2 km²'lik bir alanı kaplar ve lav akıntılarıyla etkileşimlidir.

Bu buzullar, genel olarak Alp tipi (vadi buzulları) özellik gösterir ve erime (ablasyon) hızı, 2025 itibarıyla rekor seviyededir. Örneğin, Cilo Dağları'ndaki buzullar, 20.000 yıllık tarihlerine rağmen son 50 yılda %50 küçülmüştür. Buzul erimesi, yerel su kaynaklarını etkileyerek kuraklık riskini artırır. Araştırmalar, daimi kar sınırının 3.400-3.600 m'ye yükseldiğini gösterir.

7.2.Pleistosen İzleri

Pleistosen döneminde (Son Buzul Çağı), Türkiye'nin dağlık bölgeleri daha geniş buzullaşmaya maruz kalmış olup, daimi kar sınırı 2.800 m civarındaydı. Günümüzde buzul olmayan 20'den fazla dağlık kütlede fosil izler (sirkler, morenler, glasyal vadiler) görülür. Bu izler, iklim rekonstrüksiyonunda kullanılır ve yaklaşık 20.000 yıl öncesine tarihlenir.

  • Başlıca Dağlar: Uludağ (2.543 m, Bursa), Sandıras Dağı (2.295 m, Muğla), Beydağları (3.086 m, Antalya), Sultan Dağları (2.610 m, Afyon), Geyik Dağı (2.878 m, Antalya), Mercan Dağları (3.449 m, Erzincan). Ayrıca, Honaz Dağı, Barla Dağı, Dedegöl Dağı, Akdağ, Bolkar Dağları gibi bölgelerde izler vardır.
  • Özellikler: Sirkler (buz yalakları, örneğin Uludağ'daki Karagöl Sirki), morenler (terminal ve yan morenler), U-profili vadiler ve hörgüç kayalar. Örneğin, Sandıras Dağı'nda Son Glacial Maximum (LGM) dönemine ait glasyal vadiler, 18.000 yıl öncesine tarihlenir ve soğuk-nemli iklimin kanıtıdır. Bu izler, turizm (örneğin Uludağ kayak merkezi) ve bilimsel araştırmalar için değerlidir.

Pleistosen buzullaşması, Aras Dağları gibi yeni keşfedilen alanları da kapsar. Toplamda, 40'tan fazla dağda iz tespit edilmiştir.

7.3.Plüvyal Göller ve İşaretler

Pleistosen döneminde artan yağış (plüvyal dönem), büyük göllerin oluşumuna yol açmıştır. İşaretler (haritalarda kullanılan semboller):

Bu göller, buzul erime sularıyla beslenir ve sediment kayıtlarında varvlar bırakır. Günümüzde, bu alanlar tarım ovalarıdır ancak kuraklaşma riski taşır.

Aşağıda, Türkiye'deki buzulların dağılımını gösteren bir harita bulunmaktadır:

Türkiye'deki buzullaşma, iklim değişikliği bağlamında kritik öneme sahiptir; 2025 Koruma Yılı kapsamında koruma çalışmaları artırılmalıdır.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Jeomorfoloji 2- Birinci Ders: Mineraller (Ders Notu)